14/11/2009 ·

ACI

yine mi...yine mi yaşlı gözlerle medet uman tertemiz bir yürek ve medet umulan yorgun, umut etmekten tükenmiş, hayallerini taşımaktan omuzları çökmüş, heveslerini biriktirmekten bitap düşmüş, büyümemiş bir yürek...

yaşadığı acı ne kadar da tanıdık benim için ve hissettiği çaresizlik ne kadar da bildik...bu yüreği hangi sözler teselli edebilir ki, hangi dokunuşlar parçalayabilir ki yüzündeki karanlığı?

"kendini acına bırak " dedim,

şaşırmıştı, nemlenmişti hüzün dolu bakışları: "nasıl yani hocam?" dedi.

"acınla savaşma, onu kabullen, ak onunla beraber. zamanı gelince o seni bırakacaktır zaten" dedim.

"ama ben boğuluyorum" dedi.

"acından kaçmaya çalışırsan boğulursun, bırak kendini onun kucağına, aslında onun varlığıyla nefes aldığını göreceksin"

bakışları biraz daha aydınlanmıştı, içinde bulunduğu karanlıktan kurtulmak için küçük bir çıkış yakalamıştı sanki. Söylediklerimi içinden tekrar ediyordu, belli ki aklen onaylamadığı ancak kalben çok itiyaç duyduğu bu tavsiyeleri iyice benimseyip bir an önce uygulamaya koymak istiyordu, çünkü acısı onu tüketmek üzereydi ve o tükenmek istemiyordu...

 


Yorum (2) Yorum yaz!

8/11/2009 ·

YETER Kİ GEL...


eğer eninde sonunda sen geleceksen hayatımı aydınlatmaya , karardıkça kararsın her şey o zaman, mühim değil ,ben seni karanlıkda da beklerim...

 

yeter ki sen gel...sevdiğim...

 

umutsuzluğumun en derin yerlerinde senin bakışlarına dokunabileceksem yeniden , varsın boğulsun dünya benim umutsuzluğumda...ben seni nefes almadan da beklerim...

 

yeter ki sen gel...sevenim...

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

26/10/2009 ·

ÖZLEDİM...



çok özledim, kelimelerinin kıvrımlarına sığınmayı...

beni kaybetme korkuna, seni kaybetme korkumu ekleyince beynimin her bir hücresinin sızlamasını...

yanımdan ayrılma vakti geldiği zaman yaşadığın hüzünde şımarmayı çok özledim...

 

Yorum (2) Yorum yaz!

19/10/2009 ·

NeDeN ???


yüreğim, yüreğinin yalnızlığına mı dost eylemişti kendini...umutsuzluğum yok mu olmak istemişti senin ellerinde...geç kalmışlıklarım son mu bulmayı arzulamıştı kollarında...

 

niye bağlanmıştım sana bu kadar? niye alamıyordum kendimi bakışlarının rüzgarından?

 

acıların, acılarıma tanıdık mı gelmişti...kırgınlıkların, kırgınlıklarımı temizlemek mi istemişti...yorgunluğum dinlenmek mi dilemişti gülüşünün büyüsünde...

 

niye bağlanmıştım sana bu kadar? niye alamıyordum kendimi bakışlarının rüzgarından?

 

her şeyin değiştiğine mi inanmıştım, gözlerin gözlerime değince...dünyamın dönmeye başladığı an mı sanmıştım bana döndüğün anı... içimdeki her türlü hesaplaşmanın bittiğini mi düşünmüştüm ellerin ruhuma dokununca...

 

niye bağlanmıştım sana bu kadar? niye alamıyordum kendimi bakışlarının rüzgarından?

 

 

 

 

Yorum (1) Yorum yaz!

11/10/2009 ·

ÖzLeDiM...



insanlara güvenmeyi,yüreğimi herkese hesapsızca açmayı özledim...

korkusuzca, ürkmeden, acabasız umutlanmayı özledim... gerçekleşeceğine inanarak hayal kurmayı, herşeyin tozpembe olduğu günlerimi özledim..

çocuk olmayı özledim, yaşamaktan duyduğum heyecanı, daha fazla yaşamak için daha az uyumayı özledim...

ne olursa olsun hayatın güzelliğini savunmayı özledim...

"ben"i özledim, gecenin karanlığından korkmayan, gülümsemeleri ışık saçan, 'bir gün herşeyin güzel olacağı' avuntusuna teslim olmuş "ben"i özledim...

dünyayla dönen, güneşle doğan, yağmurla yağan, gökle mavileşen "ben"i, yaşayan "ben"i özledim...

Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::


Funda Arar - Bıçak Sırtı.mp3 - ersin durgun